Ekiplerde Performans Düşüşü Neden Yaşanır?
- Ender Ermiş

- 2 Oca
- 2 dakikada okunur
Ekiplerde performans düşüşü çoğu zaman çalışanların motivasyon eksikliğiyle açıklanır. Ancak gerçekler farklıdır. Performans düşüşünün arkasında çoğu zaman insanı zorlayan değil, onu desteklemeyen sistemler vardır. Belirsiz hedefler, yanlış ölçüm kriterleri ve sürekli kriz modu ekiplerin enerjisini fark edilmeden tüketir.
İnsan mı yoruluyor, yoksa sistem mi?
Ekip performansının düştüğü anlarda yöneticilerin ilk refleksi genellikle aynıdır:
“İnsanlar eskisi kadar istekli değil.”
“Motivasyon yok.”
“Çalışanlar yoruldu.”
Bu cümleler tanıdık geliyor, değil mi?
Oysa sahada, hukuk bürolarında, çağrı merkezlerinde ve kurumsal ekiplerde yaptığım çalışmalarda şunu çok net görüyorum:
Çoğu zaman yorulan insan değil,
taşıyamadığı bir sistemin içinde sıkışıp kalan insandır.
Performans düşüşü tek bir nedene dayanmaz.
Görünen sebeplerin arkasında, konuşulmayan ama her gün hissedilen bazı yapısal problemler vardır.
İlk görünmeyen sebep belirsizliktir.
Hedef var ama nasıl ölçüldüğü net değildir.
Başarı tanımı kişiye göre değişir.
Dün doğru olan, bugün sorgulanır.
Bu belirsizlik, çalışanı hata yapmaktan çok inisiyatif almaktan korkar hale getirir. Sonuçta tempo düşer.
İkinci önemli sebep sürekli yangın modu ile çalışmaktır.
Ekipler uzun süre acil dosyalar, anlık talepler ve günü kurtarma refleksiyle çalışıyorsa beyin bunu “geçici kriz” değil, “kalıcı tehdit” olarak algılar.
Bu noktada motivasyon değil, yalnızca hayatta kalma enerjisi devrededir. Performansın düşmesi kaçınılmazdır.
Bir diğer kritik ama az konuşulan neden ise emek–karşılık dengesinin bozulmasıdır. Bu sadece maaşla ilgili değildir. Görülmeyen emek, fark edilmeyen çaba, takdir edilmeyen ilerleme…
İnsan bir süre sonra “Ne yapsam değişmiyor” hissine kapılır.
Bu hissin olduğu yerde yüksek performans uzun süre kalamaz.
Ve son olarak, sistemin insanı taşıyamaması meselesi vardır.
Yanlış KPI’lar, gerçekçi olmayan hedefler, tek tip performans beklentisi, gelişim yerine sadece sonuç odaklı takip…
Bunların hepsi iyi niyetli insanları bile sessizce yorar.
Bana göre asıl soru şudur:
“Bu ekip neden düştü?” değil,
“Bu sistem insanın gücünü destekliyor mu, yoksa tüketiyor mu?”
Performans düşüşü bir alarmdır.
Ve bu alarm çoğu zaman insanın değil, sistemin yeniden ele alınması gerektiğini söyler.
Ekipler doğru kurulduğunda, net hedefler, adil ölçüm, gerçekçi beklenti ve insani iletişimle desteklendiğinde; motivasyon bir kampanya değil, doğal bir sonuç haline gelir.
Bu yazıyı yazmamın sebebi de tam olarak bu:
Performansı sadece kişisel çabaya indirgemek yerine, görünmeyen yapısal nedenleri birlikte düşünmek.
Çünkü doğru soru sorulmadan, doğru çözüm bulunmaz.





Yorumlar