Borçlu "Param Yok" Dediğinde İşe Yarayabilecek 4 İkna Tekniği
- Ender Ermiş

- 29 Haz
- 3 dakikada okunur
Telefonu açtın.
Karşıdaki ses gergin.
Belki borcunu inkar ediyor.
Belki ürünü iade etmek istiyor. Belki sadece dinlenmek istiyor.
Sen ne yaparsın?
Çoğu kişi aynı şeyi yapar: anlatır.
Daha çok anlatır.
Daha yüksek sesle anlatır.
Ama ikna, anlatmakla olmaz.
İkna: insanı anlamakla başlar.
Bu yazıda ikna tekniklerini gündelik çalışmanızda kullanacağınız şekilde yazdım.
Tahsilatta da, satış sonrası hizmette de aynı kural geçerli.
Çünkü ikisinde de karşında bir insan var.
Mantıkla değil, duygusuyla karar veren bir insan.
İkna Nedir?
İkna bir iletişim sürecidir.
Amacı: karşındakinin duygu, düşünce ve davranışında bir değişim yaratmak.
Dikkat et. Önce duygu yazıyor.
İnsan mantıkla karar verir sanırız. Yanlış.
İnsan duyguyla karar verir, sonra o kararı mantıkla açıklar.
Borçlu "param yok" derken çoğu zaman parasından değil, korkusundan bahsediyordur. Müşteri "bu ürün berbat" derken üründen değil, kendini önemsiz hissettiğinden bahsediyordur.
İknanın ilk adımı: o duyguyu duymak.
İşe Yarayabilecek 4 İkna Tekniği
Yıllardır üzerinde araştırma yapılan ikna ilkeleri var.
Hepsi laboratuvarda değil, hayatın içinde test edilmiş.
Gelin bunlara birlikte bakalım.
1. Karşılıkta Bulunma: Önce Sen Ver
İnsan, kendisine bir şey verene borçlu hisseder.
Komşu tabağı boş göndermez. Bu sadece bir nezaket değil: bir kuraldır.
İşinizde nasıl işler?
Borçluyu aradığında hemen "ödeme" deme. Önce anlayış göster.
"Zor bir dönemden geçtiğinizi anlıyorum" de. Küçük bir esneklik sun.
Sen verince, karşı taraf da vermek ister.
Satış sonrası hizmette de aynı.
Müşteri şikayet ederken önce çözümü değil, hak verdiğini göster. "Haklısınız, bu yaşanmamalıydı" cümlesi savunmadan daha güçlüdür.
Önce ver. Sonra iste.
2. Bağlılık ve Tutarlılık: Küçük Evet, Büyük Evet
İnsan sözünde durmak ister. Kendine bile.
Bir kişi küçük bir şeye "evet" derse, büyük şeye de "evet" deme eğilimi artar.
İş hayatında bence bu altın değerinde.
Borçluya direkt "şu tutarı bugün öde" deme.
Önce küçük bir evet al:
Bu borcu kapatmak ister misiniz?
Bir çözüm bulmaya açık mısınız?
İnsan "evet" dediğinde kendi sözüne sadık kalmak ister.
Sonra ödeme planını konuşursun.
Küçük adım, büyük kapıyı açar.
3. Otorite: Ses Tonun Senin Unvanın
İnsan otoriteye uyar. Bunu doğduğu andan beri öğrenir.
Ama dikkat; otorite bağırmak değildir.
İş hayatında otorite bilgiyle, sakinlikle ve güvenle gelir.
Telefonda paniklemeyen, süreci bilen, net konuşan bir tahsilatçı otorite kurar.
Borçlu bunu hisseder. "Bu kişi işini biliyor" der.
Unvanın diplomanda değil: ses tonunda.
Satış sonrası hizmette de müşteri, çözümü bilen bir sese güvenir.
Kararsız bir ses güveni düşürür.
4. Azlık ve Aciliyet: Fırsat Pencereyi Kapatır
İnsan için bir şeyi kaybetmek, aynı şeyi kazanmaktan daha güçlü bir motivasyondur.
"Kazanırsın" demek zayıftır.
"Kaybedersin" demek güçlüdür.
Çalışırken bunu dürüst biçimde kullanın.
"Bu ay sonuna kadar yapılandırma masrafsız. Sonrasında faiz işlemeye devam eder."
Bu bir baskı değil bir gerçeğin hatırlatılmasıdır.
Müşteriye de aynı;
"Bu çözümü bugün başlatabiliriz, böylece tekrar mağdur olmazsınız."
Aciliyet kararı bugüne taşır.
İkna mı, Manipülasyon mu?
Burada biraz duraksamak gerekiyor.
İkna ile manipülasyon arasındaki çizgi ince ama nettir.
İkna: karşı tarafın da yararına olan bir kararı kolaylaştırır.
Manipülasyon: sadece senin yararına olan bir kararı dayatır.
Borçluyu ödemeye ikna etmek, onu borçtan kurtarmaya yardım etmektir. Bu etiktir. Onu kandırmak, korkutmak, yanıltmak değildir.
Kalıcı tahsilat güven üzerine kurulur.
Bir kez kandırdığın insan, bir daha telefonunu açmaz.
İkna ilişkiyi korur.
Manipülasyon ilişkiyi yakar.
Küçük Ama Güçlü Bir Detay: İsim
İnsanın duymaktan en hoşlandığı kelime kendi ismidir.
Borçluya yalnızca "beyefendi" dememelisiniz. Bunun yerine ismiyle hitap etmek çok etkili.
"Ahmet Bey, sizin için bir çözüm bulalım."
İsim mesafeyi kapatır.
Karşındaki artık bir dosya numarası değil: bir insandır.
Ve insan, insanı dinler.
Sorularla İkna
Tahsilatta en etkili ikna tekniği hangisidir? Tek bir teknik yoktur. Ama temel hepsinde aynı: önce duyguyu duy, sonra çözümü sun. Bağlılık ve tutarlılık (küçük evet, büyük evet) sahada en hızlı sonuç veren yöntemlerden biridir.
İkna teknikleri borçluyu kandırmak mıdır? Hayır. İkna, karşı tarafın da yararına olan bir kararı kolaylaştırmaktır. Kandırmak manipülasyondur ve uzun vadede güveni yok eder.
Satış sonrası hizmette ikna nasıl kullanılır? Önce müşteriye hak ver, sonra çözümü sun. Sakin ve net bir ses otorite kurar. Çözümü bugüne taşıyan bir aciliyet, müşteriyi elde tutar.
İkna yeteneği öğrenilebilir mi? Evet. İkna doğuştan gelen bir yetenek değil, geliştirilebilen bir beceridir. Sahada tekrar ederek ve geri bildirim alarak güçlenir.
Sonuç
İkna kelime oyunu değildir.
İkna karşındaki insanı anlama sanatıdır.
Anlatmayı bırak.
Dinlemeyi öğren.
Önce duyguya dokun, sonra çözümü sun.
Sektörde işe yarayan budur.
Bu konuyu derinlemesine incelemek için, Tahsilat Koçluğu kitabını inceleyebilirsiniz.
Hazırsan, telefonu yeniden aç.
TAHSİLAT KOÇLUĞU İLE EKİPLERİNİZİ GÜÇLENDİRİN
Tahsilat ekiplerinin iletişim, ikna ve psikolojik dayanıklılık becerilerini geliştirmek için özel olarak tasarladığımız “Tahsilat Koçluğu” programıyla yanınızdayız.
Bu program, yalnızca tahsilat oranlarını artırmakla kalmaz; temsilcilerin stres yönetimi, duygusal denge ve profesyonel duruş becerilerini de güçlendirir.



Yorumlar